Mehmet Ali Abakay Yazdı: Allah Islah Etsin!..

Allah Islâh Etsin!..

Ne demeli?

Bir şey demediğiniz zaman mûcrîmliği kabul eder tavır içinde anlarlar.

Suskunluğun asalet gereği olduğunu bilmez, çoğu kimse.

Konuşursanız, gereksiz kimseleri meşhur etmekle ithâm edilirsiniz.

Bazen çamur sıçratmayı meslek edinenleri yok bilseniz rahat yüzü göremezsiniz.

Vakt-i zamanında birkaç eblehin ortalıkta gezinen hakkımızda kaleme aldıklarını haber veren oldu.

Fazla bir şey demedik, yazmışsa “Allah ıslâh etsin.” Dedik.

Bu ebleh taîfesi, aynı anda birçok isme elinde kılıç, cihada çıkar gibi yazdıklarını gönderiyor, tozu dumana kattıkları ortamda embesil ruhlarını Nirvana’ya ulaşmış gibi rahatlıyor hissiyle mutma’in hissediyor, kendisini.

Birisinin yazısı için kardeş iki siteye durumu izah ettik, din kardeşi olmanın verdiği rahatlıkla belirtilenlerin doğru olmadığını söyledik.

Biri telefonla bir saatten fazla konuştu. Doğrusunu izah ettik.

Birisi haber getirdiği zaman, haberin doğruluğunu araştırmanın farz olduğunu belirttik.

Anlaşılan zat, Sûre meâli ifadeyi anlamamış. Belirttik ifade edilenin iman ettiğimiz kitaptan ayet olduğunu.

Yazı, iki kardeş sitede arz-ı endam ediyor, halen.

Yazının şerr amaçlı kaleme alındığına bakmadık, şerrin hayra dönüştüğüne tanıklık ediyoruz, nihayetinde.

Ne demeli?

Mahkemeye verseniz, tazminat alsanız ne olacak?

Eş-dost, deliyle deli olmanın yakışmadığını söyler.

Ne demeli?

Yıllardır okuyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, konuşuyoruz.

İnsan, dostun akıllı olanını seçmeli.

Akılsız dostun, üç yüzlü insanın, kin ve ihtirasla yüklü kalpler taşıyanın, paraya pula kul-köle olanın kendisine bir faydası yokken size ne yararı olur?

Söylemediğiniz birçok şeyi ifade edenin gıybet olduğunu bilmez mi, müfterî olan?

Hakkımızda hayırlı olan ne varsa temennimiz budur.

Şehir Araştırmaları Merkezi Bürosu var, eser olarak bize yeter.

Besbelli müfterî kimselerin kitapları da mevcut, kitaplıklarda.

Her baktığımda bu isimleri görünce kitap sırtlarında tek dediğimiz üç kelime ve dua.

Beddua etmiyoruz, asla!..

İnanıyorlarsa sadece üç kelime:
– Allah ıslâh etsin!..
Kaynak: Mehmet Ali Abakay

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.