Murat Temur Yazdı: Yıl 1055 İdi

Yıl 1055 İdi
İslam topraklarının sesi kısıldığı
Allah’ın adının kılıçla gölgelenmeye çalışıldığı o karanlık yıl…

Kâbe susmuştu.

Mescid-i Nebevî’de yankılanan tek ses artık ezan değildi.
Zulüm, kıbleye yönelmişti.

Mekke, Medine…
Fatımî Şiîlerin eline geçmişti.

Suriye Ukaylîlerdeydi.

Bahreyn, Kuveyt, Arabistan
Karmatîlerin kanlı gölgesine teslimdi.

Ehl-i Sünnet, haritadan siliniyordu.

Bir tek şehir kalmıştı.

Bağdat..

Ve orada da ümitsiz bir adam vardı
Abbâsî Halifesi.
Sığınacak ne ordusu vardı ne de ümmetin nefesi.
Ve o vakit, göğe dönüp bir ses yükseltti;
“Allah’ım! Ya bir kavim gönder ya da bizi yok et.”

Ve o an…

Doğu’dan nallarından kıvılcımlar çakan bir ordu belirdi.
Başlarında Tuğrul Bey ve Çağrı bey Ellleri kılıçta, kalbleri Kur’an’da.

Çünkü onlar bir çağrıydı;

“..Ey iman edenler Sizden kim dininden dönerse bilsin ki,
Allah öyle bir kavim getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever.
Müminlere karşı mütevazı, Kâfirlere karşı izzetlidirler.
Allah yolunda cihat ederler Ve hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar.”

(Maide, suresi 54. ayet)

O kavim Türklerdi, Secdeden doğrulan askerlerdi.
Yürekleri siper,
Dizleri kıbleydi, Ehl-i Sünnetin son kale kapısını
ileri taşıyacak
Zulmü toprağa gömecek, ve Allah adına savaşacak olanlardı.

Tuğrul Bey yürüdü, ve ardından Alparslan
Kudüs, Mekke,
Medine yeniden Ehl-i Sünnet sancağıyla tanıştı.

Suriye, Şam, Dımaşk, Tek tek alındı, Zulmün karanlığı söndü
Şiiler geri çekildi, Bir tek Mısır kaldı.

Sultan Alparslan oraya da yöneldi
Ama yoluna bir ordu çıktı;
Bizans..
Ve Haç’ı kırıp, Hilal sancağını dikti Malazgirt meydanına.

Belki Mısır o gün alınamadı ama ALLAH o işaret bayrağını
Nurettin Mahmut Zengi’ye ve Selahaddin Eyyubi’ye verdi.
Ve onların eliyle Şii Fatımî Devleti tarihten silindi.

Bitti mi?
Hayır…

Zulüm başka surette yeniden doğdu.
Safevî Şah İsmail diye çıktı karşımıza.

Göklerden gelen bir gür ses vardı;

ALLAH’ın kılıcı, Yavuz Sultan Selim han’da tecelli etti bu sefer.
Ve bir kez daha o ayet haykırıldı;
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı”

Ve Bugün…
Yıl 2026, Gazze yanıyor, Mescid-i Aksa kuşatma altında.
Kudüs bir kez daha gözyaşıyla yıkanıyor.
Yine bir Halife yok.
Yine bir birlik yok.
Yine bir kavim aranıyor.
İslam suskun.
Şii ittifak, bir kez daha Sünnî kanın üstüne basmıştı..

Ve hepsinin üzerinde kirli bir gölge;

Siyonist İsrail..

Mızrak artık cepheden gelmiyor, İçimizden saplanıyor.
Ama gök, bir kez daha kararıyor, Çünkü Allah’ın sünneti değişmez.
Bir millet yükseliyor yeniden, Sancağında Tevhid,
Teknolojisinde ayet, Niyetinde İslam.
Bu kez tanklarla değil,
Sürü zekâsıyla uçan İHA’larla, ama aynı ayetle yürüyorlar;
“Onlar Allah’ı sever, Allah da onları sever.”
(Maide 54)

Ve bu millet,
bir ekranın başında dua eder gibi yazılım kodluyor.
Bir namlunun ucuna Bismillah yazıyor.
Bir düğmeye basarken, kalbinden “ALLAH” geçiyor.
Siyonist İsrail bunu anladı.
ABD bunu saklıyor.
Ama dünya, yeniden o kavmin ayak seslerini işitiyor.

Ve Gelecek… Haritalar çizilecek, Yeni sınırlar planlanacak.
Birileri yine orta doğu diye dursun

Ama Allah, kendi planını çoktan yazdı.

“Ve onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”
(Âl-i İmrân, 54)

Gelecekte suni devletçikler yıkılacak, Sözde müttefikler
Birbirini boğacak, Ama içinden bir millet çıkacak ki,
Ne doğuya ait olacak ne batıya, Zeytin ağacının gölgesinde,
Secde eden bir millet..

Ve onları tanıyacaksın;
Çünkü; “Attığında onu sen atmadın” diyen bir ayeti taşıyacak.
Her ses sustuğunda, Bir Sancaktar kalkacak.

“ALLAH’ın kelamı hak, Vaadi muhakkaktır.”
diyecek

Firavun’un İtibarına,
Kârun’un malına,
Câlut’un Gücüne tapanları helak eden KUDRET,

Zulmün, Küfrün, Putperestliğin de sonunu getirecektir ELBET.

“La Galibe İllallah” “ALLAH’tan Başka Galip Yoktur..”

Kaynak: Murat Temur

 

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.