Hikaye/Zarife Yurt Akbaş Yazdı: Ey Yolcu…
Ey Yolcu…
Mahmut Bey, köyünün yiğitlerindendi. Yetmiş üç yıl toprağa emanet edilene dek, bünyesi çelik gibiydi. Altmış beş yaşına gelmiş, ömründe bir aspirin bile yutmamıştı. “Benim sıhhatim Allah’ın lütfu,” der, Allah’a şükrünü ve dualarını eksik etmezdi.
Fakat bir gün kaderin perdesi aralandı.
Köydeki yaşlı elma ağacına tırmanmıştı. Kırmızı kırmızı elmalar, âdeta cennet meyveleri gibi ışıldıyordu dallarda. Bir an dengesini kaybetti. Aşağı yuvarlandı kolu kötü kırıldı. Acı içinde yere serildiğinde, ilk kez ölümün soğuk nefesini ensesinde hissetti. Köylüler “Geçmiş olsun Mahmut Bey” dediler.
O, acısına rağmen gülümseyerek, “Bu bir ikazdır,” diye mırıldandı.
Aradan zaman geçti. Başka bir köyde gençlere özenip bisiklete bindi. “Daha ölmedim ya!” diyerek pedal çevirirken düştü uyluk kemiği kırıldı.Bu sefer acısı daha derindi ve günlerce yürüyemedi. Bir gece yarısı uyanıp inledi: “Ya Rabbi, ne kadar da zayıfız biz…”
Bir yıl sonra evinin balkonunda eski bir dolabı yerleştirirken dengesini kaybetti. Ağır dolap üzerine devrildi. Ölümden kıl payı kurtuldu. O anda gözlerinin önünden bütün ömrü film şeridi gibi geçti.
Eşi ve çocukları ağlarken dudaklarından şu cümle döküldü:
“Ecel gelmeden önce birkaç kez kapıyı çaldı.”
Ve nihayet yetmiş üç yaşında… aniden hastalandı ve ruhunu Rabbine teslim etti.
Doktorlar bile şaşırdı. “Böylesine sağlam bir bünyede böyle ani gidiş…” dediler. Lâkin bilenler biliyordu: Ecel vakti gelince ne kuvvete bakar, ne ilaca.
Tasavvufi bakışta her musibet, her kaza ve bela, ecelin yumuşak bir hatırlatıcısı olabilir.
Mevlânâ buyurur:
“Ölümü her gün hatırla ki, hayatın değerini bilesin.”
Mahmut Bey’in kırılan kolu ona “Gücün benden gelir” dedi. Kalçası “Yürüdüğün yollar fanidir” dedi. Balkondaki düşüş ise “Bir anda her şey bitebilir” dedi.
Her seferinde Mahmut Bey, “Bu bir ikazdır” diyebildi. Namazlarını daha derin huşu ile kıldı, tövbesini yeniledi, geride bıraktıklarına daha şefkatli davrandı.
Yunus Emre’nin diliyle:
“Ölüm var diye korkma / Ölümü hatırladın mı / Ölüm sana yar olur.”
Ey yolcu…
Sen de bugün sağlıklı olabilirsin, kuvvetli olabilirsin, “daha çok vaktim var” diye düşünebilirsin. Ama ecel sana randevu vermez, bir elma ağacından, bir bisiklet pedalından, bir balkon dolabından yada ansızın gelebilir.
Kazalar ve musibetler, Rahman’ın lütfu olabilir. Onları “Neden ben?” diye karşılamak yerine, “Bana ne hatırlatıyor” diye karşıla, hazırlığını yap ve Allah’ı ve ahiretini unutma!
Kaynak : Zarife Yurt Akbaş
- Cem Murat Yazdı: ‘Ben Fazıl İsem O da Fazıla’dır’ - Ağustos 30, 2026
- Dr. Aydemir Ay Yazdı: İnsan doğası, başkasının başarısını içselleştirmeyi genellikle zorlaştırır. Sevinmek, paylaşmak, gurur duymak… - Ağustos 30, 2026
- Gündüz Demirhan Yazdı: Melih Gökçek Hakkında Soruşturma Açılmış, İddia Ediyorum… - Ağustos 30, 2026

