Haydar Mermer Yazdı: Sonunda Ben de “Eski Türkiyeci” Oldum

Sonunda ben de, “Eski Türkiyeci” oldum
Evet artık ve kesin olarak eski Türkiyeciyim.
Ama
öyle ağzının yerini bilmeyenler gibi,
yapılan hiç bir şeyi görmeyen “Körler” gibi,
Zerre vicdan ve ahlakı olmayanların olduğu gibi değil.
Müspet manada yapılan her bir eser ve hizmeti ayrı tutarak, Eski Türkiyeciyim…
Mesela; Aile Bakanlığının olmadığı eski Türkiye’yi çok özlüyorum.
Nüfus artış hızının 5.9 olduğu Türkiye’yi çok özlüyorum.
Nüfusun %40’ı 25 yaşın altında, “Fişek gibi milyonlarca Gencimiz var” dediğimiz günleri de öyle.
Sokakların; sokak köpeklerinin, torbacıların ve sokak çetelerinin hakimiyetine geçmediği Türkiye’yi, çok özlüyor ve geri istiyorum.
Kadınların; “Güç sevdası” uğruna şirazeden çıkmadığı, Erkekleşmediği ve en yakınlarına ceberut olmadığı günler, geri gelsin istiyorum.
“Kadının Beyanı esastır” zırvalığının henüz icat edilmediği ve Erkeğin Evin Reisi olduğu zamanları özlemle anıyorum.
Bir telefonla; Erkeğin, bir ömür çalışıp emek emek kurduğu evinden, yuvasından, ensesinden tutulup sokağa atmayı kimsenin henüz akletmediği zamanlar, ne güzel zamanlarmış meğerse.
Kadınların; eski kocasını geçim aracı görmeyi onursuzluk saydığı zamanlar mesela…
Şehirlerimizin “Çıplak istila “ya maruz kalmadığı, insanın insan etinden tiksinmediği zamanları geri istiyorum.
Kadınların kızların, en adi bir erkek ağzından daha alçak ve aşağılık bir sövme ve küfretmeyi bilmedikleri zamanlarımız vardı bizim.
Çok özlüyorum.
Erkeğin; Aile efrat ve ayalini bırak, mahallesindekileri bile kıskandığı, Herifliğin geçer akçe olduğu, tek süs eşyasının “Tarak” olduğu, Adam gibi, erkek gibi, herif gibi davrandığı, konuştuğu ve giydiği zamanlar burnumda tütüyor.
Eğitimin; henüz 4+4+4 mecburiyet saçmalığına esir olmadığı, her mahalleye bir Üniversite açılmadığı, sanayinin, sanat ve zenaat erbabının çıraklarla dolduğu, ilkokulu bitiren herkesin okuyacaksa da okumayacaksa da hayatını çizebildiği zamanlar… Ne doğru zamanlarmış.
Her köyünde bir Arifin, her şehrinde onlarca Alimin olduğu, her Türkün Türkçe bilip konuşabildiği, Saygı, sevgi, hürmet, vefa, hamiyet, misafirperverlik… kahramanlarıyla dolu hanelerimizi, mahallelerimizi, köylerimizi özlüyorum…
Kadınlarımızın; elin ırgatı, azabı, işçisi, çalışanı, müstahdemi, memuru… değil, kendi evinin “Sultanı” olduğu, Kadın istihdamı diye diye Sosyal dengenin ve Ailenin tarumar edilmediği günleri, vakitleri, zamanları… Çok özlüyorum.
Hele hele, Ana Okulundan başlayan Mezuniyet balosu iğrençliğinin, henüz hiçbir şaklabanın aklına gelmediği zamanlar… Burnumda tütüyor.
Hasılı Dostlar; Kademe kademe hiç edilmeye başladığımız “KADEM” den önceki Eski Türkiye’mizi; çok özlüyorum, çok arzu ediyorum, çok istiyorum…

Haydar MERMER
Kaynak: Haydar Mermer

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.