Hikaye/Gülsevin Kuzu Yazdı: Son Bakış/2
SON BAKIŞ
Aradan geçen yıllar içinde Sacit Bey, sahip olduğu serveti daha da büyütmenin yollarını aramaya başladı. Ona göre insanın elindekiyle yetinmesi doğru değildi. Daha fazla kazanmalı, daha büyük işler yapmalıydı.
Bir gün yakın bir arkadaşı ona yeni bir yatırım fikrinden bahsetti.
“Ünlü bir tatlı markasının bayiliğini alabilirsin. Çok kazançlı bir iş. Üretimle uğraşmayacaksın. Hazır ürünler gelecek, sen sadece müşteriye servis yapıp paketleyeceksin.”
Sacit Bey önce tereddüt etti.
“Tatlı işinden anlamam.”
Arkadaşı gülerek,
“Zaten üretim yapmayacaksın. Her şey hazır gelecek. Sen sadece işletmeyi yöneteceksin.” dedi.
Bu fikir Sacit Bey’in hoşuna gitti.
ÜretKendi kendine düşündü:
“Bu kadar basit bir işten neden daha Kısa süre içinde kararını verdi.
Altı farklı noktada tatlı dükkânı açtı.
Her şeyi büyük bir titizlikle hazırladı. Müdürler görevlendirdi, çalışanları seçti, dükkânların düzenini kurdu. Açılışlar için büyük hazırlıklar yapıldı.
Sacit Bey artık kızının da iş hayatında sorumluluk alması gerektiğini düşünüyordu.
Çünkü Jale onun tek varisiydi.
Yıllardır kızının bütün ihtiyaçları karşılanmıştı. Jale’nin yemek yapmayı bile öğrenmesine gerek kalmamıştı. Çünkü ailesi onun yerine her şeyi yapmıştı.
Sacit Bey şimdi onun kendi ayakları üzerinde durmasını istiyordu.
Görkemli açılışlar yapıldı.
Şehrin tanınmış isimleri, yöneticiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş insanları açılışlara katıldı. Herkes yeni işletmelerden bahsediyor, Sacit Bey’in yeni yatırımlarını takdir ediyordu.
İlk zamanlar işler gerçekten çok iyi gidiyordu.
Dükkânlar dolup taşıyor, müşteriler memnun ayrılıyor, garsonlar güler yüzle hizmet veriyordu. Bazı müşteriler oturup tatlılarını yerken bazıları paket alıp gidiyordu. Dışarıdan gelen siparişler de oldukça fazlaydı.
Sacit Bey’in yüzü gülüyordu.
Serveti büyüyor, yıllardır kurduğu düzen daha da güçleniyordu.
En büyük mutluluğu ise kızı Jale’nin artık kendi işlerinin başında olmasıydı.
Ona göre geleceğini emanet edeceği kişi artık yetişiyordu.
Her şey yolunda görünüyordu.
Ancak zaman, bazı gerçekleri yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başladı.
Bir süre sonra kazançlar azalmaya başladı.
Sacit Bey bunu önce geçici bir durum olarak düşündü. Kızına sorduğunda Jale, müdürlerin bazı giderlerin arttığını, maliyetlerin yükseldiğini ve vergilerin işletmeleri zorladığını söylediklerini anlattı.
Sacit Bey endişelense de bunun zamanla düzeleceğine inandı.
Sonuçta Jale de işi yeni öğreniyordu.
Fakat içindeki şüphe giderek büyüdü.
Bir gün işletmelerin gelir ve giderlerini kendisi incelemeye karar verdi.
Rakamlar beklediği gibi değildi.
Satılan ürünlerle kasaya giren paralar birbirini tutmuyordu.
Her ay işletmelerde açık oluşuyordu.
Sacit Bey büyük bir şaşkınlık yaşadı.
Yıllardır ticaret yapan biri olarak ortada ciddi bir sorun olduğunu hemen fark etti.
Jale’yi yanına çağırdı.
“Kızım, burada bir şeyler doğru gitmiyor.”
Jale de şaşkındı.
Müdürlerin ve çalışanların sürekli her şeyin yolunda olduğunu söylediklerini anlattı.
Ancak gerçek çok farklıydı.
İşletmeler zarar ederken bazı müdürlerin kısa sürede büyük harcamalar yaptığı ortaya çıktı. Yeni arabalar, pahalı telefonlar, ev eşyaları ve lüks harcamalar dikkat çekiyordu.
Sacit Bey ve ailesi gerçeği çok geç fark etmişti.
Güvendiği insanlar, onların emeğini ve parasını kullanmıştı.
Müdürlerin işlerine son verildi.
Fakat geride kapanması zor büyük bir borç kalmıştı.
Jale yaşananlardan dolayı çok üzgündü. Babasına karşı kendini mahcup hissediyordu.
Sacit Bey ise kızına kızamıyordu.
Onun gözünde Jale hâlâ küçük kızıydı.
Ama artık çözülmesi gereken büyük bir sorun vardı.
Borçlar büyüyor, işletmeler ayakta kalmakta zorlanıyordu.
Jale, borçları kapatabilmek için bankadan yüklü miktarda kredi çekti.
Fakat bu kez başka bir yük başlamıştı.
Kredi borçları ve faizler…
Aile bir yandan işlerini toparlamaya çalışırken diğer yandan artan borçlarla mücadele etmeye başladı.
Tam da bu zor günlerde hayat onlara güzel bir haber verdi.
Jale hamileydi.
Yıllardır beklenen bu haber evin içindeki bütün karanlığı bir anda dağıttı.
Herkes büyük bir sevinç yaşadı.
Sacit Bey kızına sarıldı.
“Artık sen yorulma kızım. Ben bütün işleri toparlayacağım. Yeniden eski güzel günlerimize döneceğiz.” dedi.
O an herkes inanmak istedi.
Çünkü bazen insan, en zor zamanlarında bile küçük bir umutla ayakta kalmaya çalışır.
Devam Edecek
Kaynak: Gülsevin Kuzu
- Hikaye/Gülsevin Kuzu Yazdı: Son Bakış/2 - Temmuz 9, 2026
- Cengiz Genç Yazdı: 2026 NATO Zirvesinin Ardından Stratejik Analiz - Temmuz 9, 2026
- M. Ali Terzioğlu Yazmadı/Edirne Kulisi: Bu Adamdan Politikacı Olmaz! - Temmuz 9, 2026

