Cem Murat Yazdı: “Kibirle Yürüyüp Gülü İncitme Gönül” Diyeni…

“Kibirle Yürüyüp Gülü İncitme Gönül” Diyeni…
“Kibirle yürüyüp gülü incitme gönül” diyeni…
“Bize Ömerler lazım” diye haykıranı…
“Milletin efendisi değil hizmetkarıyız” diyeni…
“Bıkmadan usanmadan gece gündüz çalışacağız” hedefini koyanı…
“Yaptıklarımızı, her platformda anlatacağız” diyeni…
“Sussa, daha iyi olur” diyenlerin ağzına bakarak yalnız bırakanlara, söyleyecek sözümüz var.
Her yükü, onun sırtına vurup, ama her fırsatı kendi lehine çevirme kurnazlığı gösterenlere söyleyecek sözümüz var.
Son 25 yılda elde edilen a’dan z’ye tüm kazanımlardan pay aldığı halde, hiç olmazsa yönünü belli etmek için bile söz söyleyemeyenlere sözümüz var.
Suskunlar. Sessizler. Çünkü…
SÖYLEYEMEZSİNİZ; ÇÜNKÜ…
Susuyorum ve sözün burasında sizi göç edebiyatının büyük ustası Lübnanlı şair Halil Cibran’ın sözleriyle baş başa bırakıyorum:

“Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Dönüp de bakmazsın ölülerine.
Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın.
Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın.
Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıtını.
Tanrı’ya yakarır ama firavunlara taparsın.
Musa Kızıldenizi açsa önünde, sen o denizden geçmezsin.
Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Korkarsın kendinden olmayan herkesten.
Ve sen kendinden bile korkarsın.
Hazreti İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın.
Hazreti İsa’yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka şeylere ağlarsın.
Gündüzleri Maria Magdalena’yı ‘fahişe’ diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın.
Zebur’u, Tevrat’ı, İncil’i, Kuran’ı bilirsin.
Hazreti Davud için üzülür ama Golyat’ı tutarsın.
Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Dönüp de bakmazsın ölülerine.
Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın.
Ama sen kendi acına da yabancısın.
Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri ama onları görmezsin.
Her kuytulukta bir çocuğun vurulur, aldırmazsın.
Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin.
Ve nefret edersin dilencilerden.
Utancı bilir ama utanmazsın.
Tanrıya inanır ama firavunlara taparsın.
Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Sana yapılmadıkça işkenceye karşı çıkmazsın.
Senin bedenine dokunmadıkça hiçbir acıyı duymazsın.
Örümcek olsan Hazreti Muhammed’in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin.
Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin.
Hazreti Hüseyin’in kellesini vurmaz ama vuranı alkışlarsın.
Hazreti Ömer’i bıçaklayan ele sen bıçak olursun.
Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Ölülerine dönüp de bakmazsın.
Lut kavminden de değilsin hazdan olmayacak mahvın.
Ama arkana baktığın için taş kesileceksin.
Ve sen kendine bile ağlamayacaksın.
Komşun aç yatarken sen tok olmaktan haya etmezsin.
Musa önünde Kızıldeniz’i açsa o denizden geçemezsin.
Allah’a inanır ama firavunlara taparsın.
Ey kavmim..!
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.”
Kaynak:Cem Murat

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.