Ali Süzen Yazdı: Neyse Çıksın Ortaya; Türbe mi, Çan Kulesi mi?
Neyse Çıksın Ortaya; Türbe mi, Çan Kulesi mi?
Edirne, Süloğlu/Tatarlar Köyü Kırsalında halk arasında ‘Türbeler Yanı” veya Ayazma denilen yerde mevcut olan ‘Tescilli Tarihi Eser’ yerel başında gündem oldu ve bir tartışmadır aldı yürüdü: Türbe mi, Çan Kulesi mi?
Doğum Yerim olan Tatarlar Köyü tarihçesi için 2018’de yazdığım ve edirneyiseviyorum.com adlı websitemde yayınladığım araştırma yazısından bir paragraf alalım:
“Tatarlar Köyü’nün ayazma denen mevkiinde Tatar Mezarlığı(?) ve kare planlı baldaken (açık) formlu bir türbe bulunmaktadır. Çok yakın bir tarihte tescillenen bu türbe hakkında ne yazık ki yeterli bilgiye sahip değiliz. Yöre Dergisi (Yıl 12, sayı 140-141 Kasım- Aralık 2011, Süloğlu Özel Sayı)’nde Doç. Dr. Mustafa Özer’in “Edirne-Süloğlu-Tatarlar Köyü Türbesi” adlı makalesi başlıca kaynağımız.
Mustafa Özer’e kulak verelim: “Kare planlı ve baldaken türbeler grubuna giren Tatarlar Köyü Türbesi’nin örtüsü, iç mekânı ve taşıyıcı sistemi büyük ölçüde tahrip olmuştur. Kriptası (mezar odası) olduğunu düşündüğümüz türbenin oturmalığı kaba yonu taş, diğer kısımları ise tuğla ile inşa edilmiştir. Kare planlı ve tuğla malzemeyle örülmüş ayakların taşıdığı sivri kemerler üzerine binen kasnağa oturan örtü günümüzde mevcut değildir. Ancak mevcut izler ile benzer örnekler türbenin, olasılıkla poligonal kasnak üzerinde yükselen ve pandantiflerle geçilen bir kubbe ile örtülü olduğunu göstermektedir. Dört sıra kaba yonu taşla örülmüş oturtmalık üzerinde yükselen ve kare planlı tuğla ayaklar üstten, sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Tamamen açık olan kemerler de ayaklar gibi tuğla ile örülmüştür. Kemerler, cepheye göre biraz daha içeriden başlamaktadır.
Türbenin içi büyük ölçüde tahrip edilmiş olduğu için mimarisi hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Yapının zemin döşemesi, sandukası, kriptası gibi konularda kesin yargıya varmamızı sağlayacak veriler ne yazık ki yok edilmiştir. Ancak oturtmalığın duvar dokusunda, döşemeye (?) ait olması muhtemel ahşap hatıl ve kemer üzengi noktalarında, kemerleri birbirine bağlayan gergilere ait izler dikkati çekmektedir. Bu durum, mevcut kotun altında bir alt katın ve dolayısıyla türbenin esas mezar odası (kripto)’nın olabileceğini akla getirmektedir…
İnşa kitabesi bulunmayan türbenin tarihlendirilmesini ve kimin adına yaptırıldığını açıklamaya yarayacak yazılı bilgi veya mezar taşı gibi herhangi belge, yapılan araştırmalara rağmen şimdilik bulunamamıştır… Ancak, bu konuda kesin bir tarih verebilmek ve türbenin kim için yaptırıldığını belirleyebilmek için, arşiv belgeleri ile türbenin bulunduğu mezarlıkta kazı ve araştırma yapılması gerekmektedir.
Günümüzde harap bir durumda olan ve bölgedeki ender uygulamalardan bir tanesi olan eserin, bir an önce onarılarak yaşatılması en büyük dileğimizdir.”
Prof. Dr. Mustafa Özer böyle diyor.
Peki, Trakya Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Engin Beksaç ne diyor:
Edirne Yenigün Gazetesi’nden Ergin Yıldız’ın haberine göre hoca; “Türbe değil, Çan Kulesi”
Haberi aynen alıntılayalım:
“Trakya Üniversitesi’nden emekli Sanat Tarihçi Prof. Dr. Engin Beksaç, Süloğlu ilçesine bağlı Tatarlar Köyü’ndeki Tarihi Tatar Mezarlığı içerisinde bulunan kalıntının, türbe değil, Hristiyan tebaya ait mezarlığın yanındaki Tarihi Çan Kulesi olduğunu söyledi. Beksaç, “Kubbeden ve duvarlardan düşen tuğlalara baktığımız zaman tuğlaların Avrupa tuğlaları, Marsilya tuğlaları olduğu görülmekte… Çan Kulesi’nin İslami olması mümkün değil” dedi.
Tarihi Tatar Mezarlığı içerisindeki tarihi kalıntının türbe olduğu, restorasyon çalışmalarının başlaması gündeme geldi. Trakya Üniversitesi’nden emekli Sanat Tarihçi Prof. Dr. Engin Beksaç, Tarihi Tatar Mezarlığı içerisindeki tarihi kalıntının türbe olmadığını, Çan Kulesi olduğunu belirti.
“MEZARLIĞIN İSLAMİ DEĞİL HRİSTİYAN BİR KİMLİKTE OLDUĞUNU NETLİKLE TESPİT ETTİK”
Tarihi Tatar Mezarlığı içerisindeki tarihi kalıntıyı yakından incelediğini ifade eden Beksaç, şunları kaydetti:
“Edirne’de arkeolojik eserler ve tarihi mirası konusunda tartışmaya açık çok şey var. Özellikle kırsal kesimde olan kültürel miras ve arkeolojik miras, maalesef çok yanlış biliniyor veya pek çok hurafeye kurban gidiyor. Bunu Süloğlu’nda, Lalapaşa’da, Keşan’da, Enez’de sürekli olarak görmek mümkün bir durum. Hatta bunu şehrin içindeki pek çok binada görmek mümkün bir durumdur. En güzel örneklerinden biri son günlerde yaşandı. Yıllardır uyarmamıza rağmen yine aynı devam ediyor. Süloğlu ilçesine bağlı Tatarlar köyüne bağlı bir bina oluşumu, bir kalıntı var. Yıllar önce bir arkadaş onun bir türbe olduğu teziyle ortaya çıkmış ve yayın yapmıştı. Benim bu alanı, çevresini ve bu kalıntıyı yakından inceleme fırsatım oldu. Buradaki malzemeyi yakından tanıma fırsatım da oldu. Bu bir Osmanlı dönemi İslami bir yapı değil. Bir kere yapının yönüne baktığımız zaman, doğu-batı açılımı bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. İkincisi de kubbeden ve duvarlardan düşen tuğlalara baktığımız zaman tuğlaların Avrupa tuğlaları, Marsilya tuğlaları olduğu görülmekte. Avrupa’dan ithal edilen tuğlalar olduğu üzerindeki yazılardan bile anlaşılıyor. Hatta tarihlerde 19. yüzyılın sonları, 20. yüzyılın başlarını gösteren bir şekilde tuğlaların üzerinde kayıtlı. Bu yapı Osmanlı yapısı değil, zaten bölgede bunun dışında bir Osmanlı yapısı bulunması mümkün değil. Zaten köy de normal şartlarda baktığımız zaman bir İslami köy değil, gayrimüslim bir köy olarak karşımıza çıkıyor. Bu köyün altında yok olmuş, bugün bulunmayan bir köy daha var. Zaten burada ilginç bir durum daha var, bölgenin adı Ayazma. Bu da bize burada bir Hristiyan yapısı olduğunu net bir şekilde göstermekte. Hemen yanı başında bir mezarlık alanı var. Mezarlığın İslami değil Hristiyan bir kimlikte olduğunu netlikle tespit ettik. Yapıda da bunu görmek mümkün. Bu Osmanlı-İslam temasında karşımıza çıkan bir yapı değil. Bu bölgede yaptığımız çalışmalar, bize yok edilmiş olan bazı İslami Osmanlı köylerinin de varlığını gösterdi. Bunlar biraz daha güney kesimlerde bir köyün olduğunu, hatta biraz daha yukarıda bir köyün daha olduğunu gösteren bilgiler mevcut. Hemen yanı başındaki mezarlık Hristiyan gözükse de biraz daha güney kesimde İslami bir mezarlığın kalıntılarını bulmak da mümkün oldu ama bu Çan Kulesi’nin İslami olması mümkün değil.”
- Basından Seçmeler/Bekir Hazar Yazdı: Şansölye Gelmiş!.. - Ağustos 16, 2026
- Cem Murat Yazdı: Kuril Adaları’ndan Musul’a, Japonya ve Türkiye’nin Benzer Kaderi - Ağustos 15, 2026
- Dr. Osman Çakmak Yazdı: Bir Sosyolojik Savrulma ve Yeniden İhya; Yesevî’den Ahi’liğe Sivil Toplum ve Cemaatlerin İmtihanı - Ağustos 15, 2026

