Cengiz Genç Yazdı: Kurban Bayramı: İnancın, Teslimiyetin ve İnsanlık Vicdanının Ortak Bayramı

KURBAN BAYRAMI: İNANCIN, TESLİMİYETİN VE İNSANLIK VİCDANININ ORTAK BAYRAMI
Kur’an-ı Kerim’den Hac Meydanlarına, Anadolu’dan Afrika’ya Uzanan Bir Kardeşlik Medeniyeti
1. Giriş: Bayram Sadece Takvimdeki Bir Gün Değildir.

Kurban Bayramı, İslam dünyasının yalnızca dinî bir ibadeti değil; aynı zamanda teslimiyetin, paylaşmanın, merhametin, toplumsal dayanışmanın ve insanlık vicdanının yeniden hatırlandığı büyük bir medeniyet zamanıdır [1].

Bugün dünya üzerinde yaklaşık 2 milyara yaklaşan Müslüman nüfus; Türkiye’den Endonezya’ya, Suudi Arabistan’dan Pakistan’a, Bosna’dan Afrika içlerine kadar uzanan geniş coğrafyada aynı kıbleye yönelmekte, aynı tekbiri getirmekte ve aynı manevi iklimde buluşmaktadır [2].

Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz bu, tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim; öyleyse bana kulluk edin.”

Enbiyâ Suresi, 21/92 [3]

Bu ayet, Kurban Bayramı’nın yalnızca bireysel bir ibadet değil; ümmet bilincini, ortak hafızayı ve kardeşlik ruhunu taşıyan büyük bir manevi birlik olduğunu göstermektedir.

Bayram; yalnızca kurban kesmek değildir. Bayram; yetimin başını okşamak, komşunun kapısını çalmak, küslerin barışması, büyüklerin ziyaret edilmesi, çocukların sevindirilmesi ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslümanların ortak bir vicdan etrafında birleşmesidir.

Modern çağın bireyselleştirici ve yalnızlaştırıcı yapısı içerisinde Kurban Bayramı; kolektif hafızayı, aile bağlarını, toplumsal dayanışmayı ve ümmet bilincini canlı tutan en güçlü kültürel yapılardan biri olmayı sürdürmektedir [4].

2. Kurban Bayramı’nın Kur’an-ı Kerim’deki Temelleri

Kurban ibadetinin özü, Hz. İbrahim ile Hz. İsmail’in teslimiyet kıssasında saklıdır. Kur’an-ı Kerim’de Sâffât Suresi’nde bu büyük imtihan şöyle anlatılır:

“Yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum…”

Sâffât Suresi, 37/102 [5]

Hz. İsmail’in cevabı ise İslam medeniyetindeki teslimiyet anlayışını özetleyen tarihî bir duruş niteliğindedir:

“Babacığım! Sana emredileni yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

Sâffât Suresi, 37/102 [5]

Bu kıssa; Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini ve Allah’a kulluk bilincinin en derin sembollerinden birini ortaya koymaktadır. Aynı surenin devamında şöyle buyrulur:

“Biz ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.”

Sâffât Suresi, 37/107 [6]

Kurban ibadetinin özünü açıklayan en temel ayetlerden biri ise Hac Suresi’nde yer almaktadır:

“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; Allah’a ulaşacak olan yalnızca sizin takvanızdır.”

Hac Suresi, 22/37 [7]

Bu ayet, kurbanın yalnızca fiziksel bir kesim olmadığını; niyet, takva, fedakârlık ve Allah’a yakınlaşma bilinci taşıdığını göstermektedir.

Kur’an-ı Kerim’de ayrıca şöyle buyrulmaktadır:

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.”

Hac Suresi, 22/34 [8]

Bu ayet, kurban ibadetinin insanlık tarihi içinde köklü bir kulluk ve şükür geleneği olduğunu ortaya koymaktadır.

Kevser Suresi’nde ise:

“Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”

Kevser Suresi, 108/2 [9]

buyrularak kurban ibadetinin doğrudan Allah’a kulluk, namaz ve teslimiyetle ilişkili olduğu ifade edilmektedir.

Bakara Suresi’nde geçen şu ayet ise bayramların yalnızca şekilden ibaret olmadığını; asıl meselenin iman, infak, merhamet ve sosyal sorumluluk olduğunu göstermektedir:

“İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara ve ihtiyaç sahiplerine verendir…”

Bakara Suresi, 2/177 [10]

Maûn Suresi’nde yetim ve yoksul hassasiyeti şöyle vurgulanmaktadır:

“Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakan, yoksulu doyurmaya teşvik etmeyendir.”

Maûn Suresi, 107/1-3 [11]

İnsan Suresi’nde ise mümin ahlakının paylaşım boyutu şöyle anlatılır:

“Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.”

İnsan Suresi, 76/8 [12]

Kur’an-ı Kerim’de ayrıca:

“Müminler ancak kardeştir.”

Hucurât Suresi, 49/10 [13]

buyrularak ümmet bilinci ve kardeşlik anlayışı vurgulanmaktadır.

Âl-i İmrân Suresi’nde ise:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; parçalanmayın.”

Âl-i İmrân Suresi, 3/103 [14]

buyrularak İslam toplumlarının birlik ve dayanışma içerisinde olması gerektiği ifade edilmektedir.

3. Hac ve Kurban: Mina’dan Yükselen Tekbirler

Kurban Bayramı aynı zamanda hac ibadetinin zirve noktasıdır. Dünyanın dört bir yanından milyonlarca Müslüman, Mekke’de Arafat Vakfesi’ne çıkarak insanlık tarihinin en büyük manevi buluşmalarından birini gerçekleştirmektedir [15].

Kur’an-ı Kerim’de hac ibadetiyle ilgili şöyle buyrulmaktadır:

“İnsanlar arasında haccı ilan et ki gerek yaya olarak gerekse uzak yollardan gelen binekler üzerinde sana gelsinler.”

Hac Suresi, 22/27 [16]

Hacılar; Arafat’ta vakfeye durmakta, Müzdelife’de geceyi geçirmekte, Mina’da şeytan taşlamakta ve ardından kurban ibadetini yerine getirmektedir.

Bu süreç; Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. Hacer’in sabrını ve Hz. İsmail’in sadakatini yeniden yaşatan büyük bir semboller bütünüdür.

Bugün modern organizasyonlarla hacıların kurbanları İslami usullere uygun şekilde kesilmekte; etlerin önemli bir bölümü Afrika, Asya ve ihtiyaç sahibi coğrafyalardaki insanlara ulaştırılmaktadır [17].

Bu yönüyle kurban ibadeti yalnızca bireysel değil; küresel ölçekte sosyal yardımlaşma ve insani dayanışma sistemi hâline gelmiştir.

4. Dünyada Müslüman Nüfus ve Bayram Coğrafyası

Araştırmalara göre dünya üzerinde yaklaşık 1,9 ila 2 milyar arasında Müslüman yaşamaktadır [2]. Müslüman nüfusun yoğun olduğu başlıca ülkeler arasında Endonezya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Nijerya öne çıkmaktadır.

Ayrıca Avrupa’da, Balkanlar’da, Afrika’da, Amerika’da ve Uzak Doğu’da milyonlarca Müslüman azınlık da Kurban Bayramı’nı büyük bir manevi coşkuyla kutlamaktadır.

Bazı ülkelerde bayram sabahı büyük meydanlarda toplu namazlar kılınırken; bazı bölgelerde aile sofraları, kabristan ziyaretleri ve yardımlaşma kültürü ön plana çıkmaktadır.

Türkiye’de bayramlaşma kültürü aile merkezlidir. Suudi Arabistan’da hac merkezli manevi atmosfer öne çıkar. Endonezya’da toplu yardımlaşma organizasyonları dikkat çeker. Afrika ülkelerinde kurban eti, birçok aile için yılın en önemli gıda desteği hâline gelir. Balkanlar’da ise Osmanlı’dan miras kalan bayram gelenekleri hâlen yaşatılmaktadır [18].

Bu durum, Kurban Bayramı’nın yalnızca dini değil; aynı zamanda sosyolojik, kültürel ve medeniyet temelli bir kurum olduğunu göstermektedir.

5. Müslüman Dünyasının Karşı Karşıya Olduğu Zorluklar

Bugün İslam coğrafyasının birçok bölgesinde milyonlarca Müslüman; savaş, işgal, açlık, göç, yoksulluk, kimlik baskısı, ayrımcılık ve kültürel dışlanmayla mücadele etmektedir.

Gazze’de bombalar altında yaşam mücadelesi veren aileler, Doğu Türkistan’da kimliğini ve inancını korumaya çalışan Müslüman topluluklar, Arakan’da sürgün edilen insanlar, Afrika’nın birçok bölgesinde açlık ve susuzlukla mücadele eden çocuklar; modern dünyanın vicdan sınavı hâline gelmiştir [19].

Kur’an-ı Kerim’de mazlumlar için sorumluluk bilinci şu şekilde ifade edilmektedir:

“Size ne oluyor da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar’ diye yalvaran çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda mücadele etmiyorsunuz?”

Nisâ Suresi, 4/75 [20]

Bir başka ayette ise:

“Sabredin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”

Enfâl Suresi, 8/46 [21]

buyrularak zulüm, sıkıntı ve imtihan karşısında direncin ve sabrın önemi vurgulanmaktadır.

Bazı Müslüman toplumlar bayrama enkazlar arasında girerken; bazıları mülteci kamplarında, bazıları ise ağır ekonomik krizlerin gölgesinde yaşamaktadır.

Ancak tüm bu zorluklara rağmen Kurban Bayramı; Müslüman toplumların ortak hafızasını, kardeşlik bilincini ve manevi direncini ayakta tutmaya devam etmektedir.

Gazze’de edilen dualar da, Arafat’ta yükselen tekbirler de, Afrika’da bir lokma ekmeği paylaşan çocukların tebessümü de aynı ümmet hafızasının parçalarıdır.

Bu nedenle Kurban Bayramı yalnızca dini bir gün değil; aynı zamanda insanlık vicdanının yeniden hatırlandığı evrensel bir merhamet çağrısıdır.

6. Bayramın Sosyolojik ve Stratejik Boyutu

Kurban Bayramı yalnızca bireysel bir ibadet değildir. Aynı zamanda toplumsal dayanışma sistemi, ekonomik paylaşım modeli, kültürel hafıza mekanizması, ritüel sosyolojisi unsuru, nesiller arası bağ kurma yöntemi ve toplumsal barış aracı olarak da işlev görmektedir.

Bayramlarda fakir ile zengin aynı sofrada buluşur. Küskünler barışır. Aile bağları güçlenir. Çocuklar aidiyet hissi kazanır.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça gerçek iyiliğe ulaşamazsınız.”

Âl-i İmrân Suresi, 3/92 [22]

buyrularak paylaşımın ve fedakârlığın gerçek iyilikle ilişkisi ortaya konulmaktadır.

Sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde Kurban Bayramı; toplumsal parçalanmayı azaltan, kolektif bilinç oluşturan ve toplumun ortak değerlerini yeniden üreten güçlü bir kültürel süreklilik mekanizmasıdır [23].

Özellikle modern dünyada artan yalnızlaşma, tüketim kültürü ve bireyselleşme karşısında bayramlar; toplumların manevi direncini koruyan en önemli medeniyet reflekslerinden biri olarak görülmektedir.

7. Yazarın Stratejik Analizi

Modern çağda savaşların, ekonomik krizlerin, göçlerin ve toplumsal kutuplaşmaların arttığı bir dönemde Kurban Bayramı; İslam toplumlarının sosyal direncini ve manevi bütünlüğünü ayakta tutan önemli bir kültürel yapı olmaya devam etmektedir.

Gazze’den Doğu Türkistan’a, Arakan’dan Afrika’ya kadar uzanan geniş coğrafyada milyonlarca Müslüman; savaş, işgal, açlık, sürgün, ayrımcılık ve kimlik baskıları altında yaşam mücadelesi vermektedir.

Bugün bazı Müslüman toplumlar bombalar altında bayrama girerken; bazıları açlıkla, bazıları göç yollarında yaşama tutunmaya çalışmakta, bazıları ise yalnızca inançlarını ve kimliklerini koruyabilmek için mücadele etmektedir.

Ancak tüm bu zorluklara rağmen yaklaşık 2 milyara yaklaşan Müslüman nüfusun aynı gün aynı tekbiri getirmesi; yalnızca dini bir birlik değil, aynı zamanda insanlık vicdanının hâlâ tamamen ölmediğinin de göstergesidir.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.”

Zümer Suresi, 39/53 [24]

buyrularak umudun, direncin ve manevi dayanışmanın önemi vurgulanmaktadır.

Gazze’de enkaz altında edilen dualar da, Afrika’da bir lokma ekmeği paylaşan çocukların gözlerindeki umut da, Arafat’ta yükselen tekbirler de aynı ümmet hafızasının parçalarıdır.

Kurban ibadeti; yalnızca dini bir ritüel değil, aynı zamanda paylaşım ekonomisinin, sosyal adalet anlayışının, yardımlaşma kültürünün ve insanlık vicdanının yeniden üretildiği stratejik bir toplumsal mekanizmadır.

Bu vesileyle; başta Türkiye olmak üzere tüm İslam âleminin, savaş ve zulüm altındaki mazlum coğrafyaların, gönül coğrafyamızdaki bütün kardeşlerimizin Kurban Bayramı’nı huzur, barış, merhamet ve kardeşlik dilekleriyle kutluyoruz.

8. Sonuç: Bayramın Gerçek Anlamı

Bugün milyonlarca Müslüman aynı tekbiri getirirken aslında aynı duayı etmektedir: barış, adalet, kardeşlik, merhamet ve insanlık onuru.

Kurban Bayramı’nın gerçek anlamı da burada saklıdır.

Çünkü kurban; yalnızca bir hayvanın kesimi değil, insanın içindeki kibri, bencilliği, öfkeyi, ayrışmayı ve merhametsizliği kesebilme iradesidir.

Kur’an-ı Kerim’de:

“Kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur.”

Mâide Suresi, 5/32 [25]

buyrularak insan hayatının ve vicdanın değeri açıkça ortaya konulmaktadır.

Bayramlar geçer; fakat insanların birbirine bıraktığı merhamet izi kalır.


KAYNAKÇA

[1] Diyanet İşleri Başkanlığı, “Kurban İbadeti ve Bayramın Dinî Anlamı Üzerine Yayınlar”, Ankara.

[2] Pew Research Center, The Future of World Religions / Muslim Population Research, Washington.

[3] Kur’an-ı Kerim, Enbiyâ Suresi, 21/92; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[4] Émile Durkheim, Dini Hayatın İlkel Biçimleri, çev. Fuat Aydın, İstanbul: Ataç Yayınları.

[5] Kur’an-ı Kerim, Sâffât Suresi, 37/102; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[6] Kur’an-ı Kerim, Sâffât Suresi, 37/107; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[7] Kur’an-ı Kerim, Hac Suresi, 22/37; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[8] Kur’an-ı Kerim, Hac Suresi, 22/34; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[9] Kur’an-ı Kerim, Kevser Suresi, 108/2; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[10] Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 2/177; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[11] Kur’an-ı Kerim, Maûn Suresi, 107/1-3; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[12] Kur’an-ı Kerim, İnsan Suresi, 76/8; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[13] Kur’an-ı Kerim, Hucurât Suresi, 49/10; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[14] Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân Suresi, 3/103; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[15] Türkiye Diyanet Vakfı, “Hac ve Kurban Organizasyonları Raporları”, Ankara.

[16] Kur’an-ı Kerim, Hac Suresi, 22/27; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[17] İDDEF, “Uluslararası Kurban Yardım Faaliyetleri Raporları”.

[18] Anadolu Ajansı, “İslam Dünyasında Kurban Bayramı Uygulamaları Üzerine Haber ve Analizler”.

[19] Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, UNHCR, “Savaş, Göç ve İnsani Kriz Raporları”.

[20] Kur’an-ı Kerim, Nisâ Suresi, 4/75; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[21] Kur’an-ı Kerim, Enfâl Suresi, 8/46; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[22] Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân Suresi, 3/92; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[23] Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, “Kurban” maddesi.

[24] Kur’an-ı Kerim, Zümer Suresi, 39/53; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.

[25] Kur’an-ı Kerim, Mâide Suresi, 5/32; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Meali ve Tefsiri.
Kaynak: Cengiz Genç/Genchaberler.com

admin
Sosyal Medya

admin

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Gönder
Haber İhbar Hattı
Haber İhbar Hattı..
Lütfen Sağ Alttaki Gönder Butonunu Tıklayınız.