Basından Seçmeler/Yusuf Kaplan Yazdı: NATO 3.0: Türkiye’ye Elma 🍎 Şekeri 🍫

NATO 3.0: TÜRKİYE’YE ELMA ŞEKERİ!

Adam general.
Bir başkası profesör!
NATO’yu yere göğe sığdıramıyorlar!

Bir yandan, “NATO, Türkiye’deki darbelerin gerisindeki aktördü” diyorlar! Öte yandan da, “NATO olmasa Türkiye olmazdı, Türk ordusu olmazdı,” diyorlar!

Celladına âşık olmak böyle bir şey olsa gerek!

TÜRKİYE NEDEN NATO ÜYESİ OLDU?

Şunu söyleseler anlarım: Türkiye, Cumhuriyet’le birlikte medeniyet iddialarını benimsemediğini, hatta terkettiğini dünya âleme ilan etti; İkinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra liderliğin İngilizlerden Amerika’ya (siz bunu “Yahudilere” diye okuyun) geçtiği küresel sistemin önünde bir takoz / engel olmayacağını ilan etti Türkiye; Türkiye’ye teritoryal (toprağa dayalı) bağımsızlık verdiler.

Özellikle de Lozan Antlaşması ile, daha sonra da NATO üyesi yaparak. Türkiye, önce Lozan’la, ardında da NATO üyeliğiyle (sürekli “dayak” / darbe yese de) bedenini yok olmaktan kurtardı ama ruhunu kaybetti.

Sonuçta, bizi, Anadolu Yarımadası’na hapsettiler ama “iddialarınızı bütünüyle terk ederseniz size dokunmayacağız” dediler.

Dediler demesine de, 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi de dâhil, Türkiye kendine gelmeye, ayakları üzerinde durmaya, tarihî ve kültürel derinliğini keşfedip harekete ve hayata geçirerek az biraz da olsa medeniyet iddialarından bahsetmeye başladıkça darbe üstüne darbe yaptılar.

Bütün askerî darbeler, NATO’nun eseridir! Bunu gözardı ederseniz, NATO’nun, bizim için ne anlam ifade ettiğini, düşmanımız mı, dostumuz mu, dost görünümlü düşmanımız mı olduğunu anlayamayız.

Biz de, elimizi kolumuzu hatta ruhumuzu bile Batı’ya / NATO’ya kaptırdığımız için bütünüyle yok olmamak ve zaman kazanmak kaygısıyla genelde Batı ittifakının, özelde NATO’nun üyesi olduk.

Böylelikle NATO üyeliğimizle biz Batı’yı tehdit etmeyecek kadar eli kolu bağlanmış bir ülke derekesine düştük.
Ama öte yandan da, Batı’nın ve NATO’nun Türkiye’ye doğrudan saldırıp işgal etmesini önlemiş olduk ama geçici olarak.

NATO 3.0: NATO’YU BİZİM ŞEKİLLENDİRECEĞİMİZ YANILSAMASI

Türkiye, henüz tam olarak bağımsız değildir.
NATO’ya bağımlıdır mesela.
NATO 3.0 ile birlikte NATO’yu bizim şekillendireceğimiz şeklinde bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bu bir masaldır.
Büyük bir ayartıdır ve yanılsamadır.
NATO’yu bizim şekillendirmemize izin verilebileceğini düşünenler, ya salaktır ya da asalak.

Doğru: NATO içinde Türkiye’nin konumu ve gücü artıyor. Ama
adamlar şunu yapmak istiyorlar: Türkiye güçlendikçe, bölgenin geleceğini Türkiye şekillendirmesin, Türkiye eksen ülke olarak yeniden emperyal güç konumuna yükselmesin diye NATO’da Türkiye’ye elma şekeri vererek Türkiye’nin kendi medeniyet iddialarını benimsemesini ve yeniden köklü, esaslı bir medeniyet yürüyüşüne öncülük etmesini önlemeye çalışmak istiyorlar.

O yüzden Türkiye’nin NATO içindeki konumunu görece artırarak ve bizi ayartmaya çalışarak kuşatmaya ve durdurmaya çalışıyorlar.

Şunu iyi bilelim:
Dün Osmanlı hangi gerekçelerle durdurulmuşsa, bugün de Türkiye aynı gerekçelerle kuşatılmaya ve durdurulmaya çalışılıyor.

Ama başaramayacaklar bunu.
Türkiye, eninde sonunda kendi medeniyet eksenini inşa edecek.

Ancak bir sorunumuz var: Dış cephede çok güçlendik ama iç cephe çöküyor.
İç cepheye çeki düzen veremezsek dış cephede hiçbir şey yapamayız. Vesselâm.

Kaynak: Yusuf Kaplan

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.