Ercan Çiftçi Yazdı: Kitle Aktörlerinin Zihinsel Salgını ve Toplumsal İntihar
Kitle Aktörlerinin Zihinsel Salgını ve Toplumsal İntihar
Kitle aktörleri, toplumun açık yaralarına üşüşen ve oradan beslenen zihinsel parazitlerdir. Bu figürler, ajitasyon ve popülist söylem kırbaçlarıyla kalabalıkları uyuştururken, kitlelerin rasyonel düşünme yetisini adeta birer asit gibi eritirler. Korku, öfke ve aidiyet gibi ilkel dürtüleri birer cerrah titizliğiyle kaşıyarak, toplumsal rızayı seri üretim bantlarında imal ederler.
Birey, o devasa ve gürültülü kalabalığın içine adım attığı an kendi zihninin kapılarını kilitler; celladını kurtarıcı sanan bir kurban gibi, aktörün ritmik sloganlarının ritmiyle uçuruma doğru marş söyleyerek yürümeye başlar. Bu zihinsel köleleştirme düzeni, toplumun en hassas sinir uçlarını enfekte ederek çalışır. Kitle aktörleri, ekonomik buhranları veya inanç sorunlarını birer kibrit gibi kullanarak yapay bir yangın başlatırlar.
Toplumsal çürümüşlüğün ve başarısızlıkların faturasında kitleleri bir arada tutan şey ortak bir sevgi değil, icat edilmiş ortak bir nefrettir. Günümüzde bu enfeksiyon, sosyal medyanın algoritma laboratuvarlarında mutasyona uğramış, yankı odalarında yankılanan dijital troller ve ekran şarlatanları eliyle doğrudan evlerimizin içine, beynimizin en ücra köşelerine kadar sızmıştır.
Modern dünyada savaşlar artık meydanlarda değil, insan zihninin gri hücrelerinde verilmektedir. Kitle aktörleri ve güç odakları, tanklar veya füzeler yerine, bireyin gerçeklik algısını içeriden çökerten psikolojik kitle imha silahları kullanırlar. Toplumu doğrulardan mahrum bırakmak yerine, üzerine o kadar çok yalan, çarpıtma ve komplo teorisi bocalarlar ki; kitleler yönünü kaybederek tamamen hareketsizleşir veya en yüksek ses çıkaran aktörün arkasına sığınır.
Nihayetinde, kitle aktörlerinin sahnelediği bu ajitasyon tiyatrosu, insanları kendi elleriyle kendi hapishanelerini inşa eden birer piyona dönüştürür. Bilgi kirliliği ve dezenformasyonun birer sis bombası gibi fırlatıldığı modern dünyada, bu kolektif hipnoza karşı duramayan toplumlar fikirsel birer zombiye dönüşmeye mahkumdur.
Bu acı gerçekle yüzleşmek ve zihinsel prangaları kırmak zorundayız: Medyanın sunduğu zehirli hapları yutmayı reddetmek, duygusal tuzaklara karşı birer entelektüel kalkan kuşanmak ve kalabalıkların konforlu cehaletinden kaçmak, bu kitlesel intihardan kurtulmanın tek çaresidir.
Kaynak: Ercan Çifci

