Cem Murat Yazdı: Taviz, Tavizi Doğurur

Elin Amerikalısı ortaya bir teori sunmuş, bir de deney yapmış. Biri varoş diğeri lüks bir semte gıcır gıcır bir araba koymuş. 3 gün sonra varoş şehirdeki aracın hali içler acısıymış, parçaları sökülmüş, dağılmış, cam kapı inmiş aşağıya. Lakin lüks semtteki araçta zerre hasar yokmuş. Almış eline çekici, kırmış bir kaç camını. Bir kaç gün sonra bir daha bakmış ki, o araç varoş şehirde başına gelmeyen kalmamış olan araçtan farklı değil. Mahvetmişler ca’nım arabayı…

Buradan, taviz tavizi doğurur, bir gedik açılmaya görsün 3-5 güne bin gedik olur da önü alınmaz. En küçük ihmal ve yapılanın yapanın yanına kar kalması işleri rayından çıkarır gibi genellemeler mümkündür. Zira insan fıtraten vahşidir, acımasızdır, nankör ve bencildir.

Yine bu “kırık cam” teorisine göre; Herkes tarafından müşahede edilebilen küçük bozulmalar, eksiklikler, düzensizlikler (kırılan camlar) derhal giderilmediğinde, faillere DUR denilmediğinde, bu durum zincirleme ve sarmal bir etkiye yol açmaktadır.

Körlük isimli bir kitapta, hemen herkesin bir salgın neticesi kör olduğu bir belde ve karantinaya alınan körlerden bahseder. Bir koğuş içerisindeki körlerden biri tuvaletin yerini bulamaz, aman nasılsa herkes kör şuraya yapayım der ve yapar. Kokuyu alan diğer körler de orayı tuvalet zanneder ve gelen geçen oraya yapar abdestini. Bir zaman sonra kimse rahatsız olmamaya başlar ve alışır.

Bu aynı zamanda bir kelebek etkisi ve de bugünümüzün en önemli sorunlarından olan açgözlülük ve fırsatçılık sebebidir. Buradaki etki 2 yönden gelişiyor. Falanca yapmış bende yapayım, aman nasılsa cezası yok ne olacak. Ve akabinde iç ses… “enayi miyim? Keriz miyim?”

Uyanık olmak karşındakinin saflığından kendine menfaat sağlamak ve onu mağdur etmek değil, kendine olan tehditlerden zarar görmemek namına tedbir ve önlemdir.

Tamda bunun gibi kural ve kaideler çiğnendikçe ve de cezasız kaldıkça bir sonraki cürüm için zemin oluşturur. Bir sonraki fail bundan cesaret alır. Ekonomi bugün olmazsa yarın mutlaka düzelir, lakin sosyolojik çürüme, yitip giden ahlaki değerlerimiz, vicdan ve adalet anlayışımız bozulursa zinhar geri gelmez.

Toplumun geneli böyle olursa, hiçbir ceza ve yasa bir zaman sonra işe yaramaz. O sebeple sabah uyandığımızda meydanda sallanan birileri mutlaka olmalıdır! BİZİ başka bir şey durdurmaz.

Yasalar zaten insanların tamamının erdemli, ahlaklı, vicdanlı, adil, namuslu ve şerefli olamayacağı öngörüsü ile hazırlanmıştır.
Ve bu hasletlere sahip insanlar için güvence niteliğindedir.

Son olarak mutluluk ve umut kelimeleri aynı kökten gelir. Mutluluk anlık, umut ise ertelenen ve beklenen huzura işaret eder.
Şu zamanda şükretmek için çok sebebimiz var lakin, mutlu olmak için pek bir sebep yok.

Elhamdülillah şahsi olarak şikayet ettiğim hiç bir derdim de yok. Lakin umumi ahval ve gidişata üzülmemek elde değildir. Bu necib milletin tarihini bilmesek, yüceliğini bilmesek, bu güzelliklerin bir kısmını yaşamamış olsak amenna!

Yine de UMUT son nefese kadar olacak elbet.

Kaynak: Cem Murat

 

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

One thought on “Cem Murat Yazdı: Taviz, Tavizi Doğurur

  • Temmuz 2, 2026 tarihinde, saat 19:12
    Permalink

    Yorum:

    Mutluluk bir illüzyondur, tamamen bakış açısı ile alakalıdır. İnsanın olgunluğu, insanın amacı ve fıtratına uygun yaşayıp yaşamadığı ile alakalıdır. Mutlulukta insanlar tarafından yaşanmak yerine, tüketilmeye çalışıldığı için bir emtia gibi artık büyük bedelleri vardır. Seni mutlu eden X bir olay 10 birim dopomin salgılatırsa, sen artık 8 birim dopomin salgılatan olaylardan mutlu olmaz 11 birimi ararsın. Bu 11 zamanla 101 olur, 1001 olur. Nihayetinde mutluluk senin için ulaşılmaz olur. Bakış açın değişmezse, haz odaklı yaşamaya devam edersen, mutluluğu tüketimle özdeşleştirip sahip olmadığın şeyler üzerinden yakalamaya çalışırsan, kaçınılmaz son. Sahip olduklarının idraki ve şükrüyle hareket edersen de mutluluğu bilmem ama huzuru yakalarsın.
    Cem Murat

    Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.