Dr. İsmail Kılıç Yazdı: Sığ ve İçi Boş Düzen: Narsisizm, Ben olma ve Hep ben olmalıyım
Sığ ve İçi Boş Düzen: Narsisizm, Ben olma ve Hep ben olmalıyım
Modern toplumda hız, tüketim ve görünürlük odaklı yaşam biçimleri, bireyin kendisini sürekli olarak sergilemesini teşvik eden bir kültürel iklim oluşturmuştur. Bu iklim, literatürde sıklıkla narsisizm kültürü olarak tanımlanmakta ve bireyin kendi benliğini sürekli görünür kılma çabasını normalleştirmektedir. Böylece toplumsal ilişkiler, ortak değerlerin paylaşımından çok bireysel imajın inşasına hizmet eden araçlara dönüşmektedir.
Bu dönüşüm, bireyin sürekli olarak dikkat çekme ve onaylanma ihtiyacını besleyen görünür olma arzusunu güçlendirmektedir. Sosyal yaşamın birçok alanında “hep ben olmalıyım” ve “burada benim yerim olmalı” anlayışı belirginleşmekte, birey bulunduğu her ortamda merkezde yer alma eğilimi göstermektedir. Bu eğilim, katkı sunma isteğinden çok görünür olma ve fark edilme ihtiyacını önceleyen bir zihniyetin göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Söz konusu yapı, ego merkezcilik eğilimlerini de beslemektedir. Ego merkezci bakış açısında birey, olayları ve ilişkileri büyük ölçüde kendi beklenti ve çıkarları doğrultusunda değerlendirmektedir. Bu durum empati, paylaşım ve karşılıklılık ilkelerini zayıflatırken toplumsal dayanışmanın yerini rekabet ve bireysel üstünlük arayışı almaktadır. Başkalarının başarıları tehdit olarak algılanabilmekte ve sosyal ilişkiler sürekli bir görünürlük mücadelesine dönüşebilmektedir.
Öte yandan modern bireyselleşme süreçleri, bireye özerklik ve özgürlük kazandırmasının yanında, aşırı benlik vurgusunu da beraberinde getirebilmektedir. Bireyselleşmenin dayanışma ve sorumluluk ilkelerinden koparak yalnızca kişisel çıkar ve bireysel tatmin ekseninde yorumlanması, sığ ve içi boş bir düzenin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Böyle bir düzende bireyin değeri, sahip olduğu ahlaki erdemler ya da topluma sunduğu katkılarla değil, ne ölçüde görünür olduğu ve ne kadar dikkat çekebildiği üzerinden belirlenmektedir.
Sonuç olarak sığ ve içi boş düzen, narsisizm kültürünün yaygınlaşması, görünür olma arzusunun toplumsal yaşamı belirlemesi, ego merkezci eğilimlerin güçlenmesi ve bireyselleşmenin anlam kaybına uğramasıyla beslenen çok boyutlu bir yapıyı ifade etmektedir. Bu yapı, ortak iyiyi önceleyen toplumsal bilincin zayıflamasına ve bireyin kendi benliğini merkeze alan bir yaşam anlayışının yaygınlaşmasına neden olmaktadır.
Selam ve Saygılarımızla…
Kaynak: İsmail Kılıç

