İsmail Esti Yazdı: Sosyal Medya Gerçekliği Bozuyor: Algoritmaların Kışkırttığı Kutuplaşma

Sosyal Medya Gerçekliği Bozuyor: Algoritmaların Kışkırttığı Kutuplaşma

Sosyal medya özgürlük mü getiriyor, yoksa zihinsel bir hapishaneye mi dönüştü? İlk bakışta herkesin eşit söz hakkı varmış gibi görünse de, perde arkasında işleyen algoritmalar bu dengeyi tamamen bozuyor. Platformların görünmeyen eli, neyin konuşulacağını, kimin konuşacağını ve kime daha çok kızılacağını seçiyor.

Çünkü sosyal medya gerçeği yansıtmıyor; onu şekillendiriyor.

Makul, sakin, anlayışlı sesler görünmez hale geliyor. Onların yerine en çok kızan, en çok aşağılayan, en çok provoke eden içerikler öne çıkarılıyor. Neden mi? Çünkü algoritmaların tek ölçüsü var: etkileşim.

Kızgınlık daha fazla yorum getirir. Tartışma süreyi uzatır. Öfke paylaşımı çoğaltır.
Böylece ekranlarımız, aslında azınlıkta olan ama çok ses çıkaran grupların istilasına uğrar.
Toplumun ortalaması değil, uçları öne çıkarılır. Bu da sahte bir çoğunluk hissi yaratır.

Sosyal medya artık bir iletişim aracı değil; duygusal bir istismar düzeni.

Her kullanıcı, karşısındakini anlamaya çalışmak yerine onu “yenmek” ya da “teşhir etmek” için oradadır. Empati artık zayıflık sayılır. Birbirini anlamaya çalışan değil, düşmanına laf sokan kazanır. Ve bu döngü büyüdükçe herkesin mutlaka bir düşmana ihtiyacı olur:

Dindarların hedefinde laikler, laiklerin hedefinde muhafazakârlar…
Kadınlar erkeklere, erkekler kadınlara, yaşlılar gençlere, gençler herkese öfkeli.
Böylece toplum; düşman kimliğinin etrafında örgütlenen dijital kabilelere dönüşür.

Bu ortamda hakikat önemsizleşir. Önemli olan kimin daha çok ses çıkardığı, kimin daha çok “like” aldığıdır. Bilgi değil, bağırma biçimi kıymetlidir.

Oysa dışarıda hâlâ sessiz kalan, makul düşünen, birbirini anlamaya çalışan milyonlarca insan var. Ama onları ne ekranlarda görüyoruz ne de gündemlerde. Çünkü algoritmalar onları “ilgi çekici” bulmuyor.

Bu nedenle sosyal medya sadece ekranları değil, zihinleri de biçimlendiriyor.
Gerçek hayatla bağımızı koparıyor, bizi yapay savaşların içine hapsediyor.
Ve her gün, biraz daha fazla birbirimizden nefret eder hale geliyoruz.

Çözüm kolay değil. Ama ilk adım şu gerçeği görmek:
Sorun bizde değil, bizi birbirimize düşürerek büyüyen sistemde.

Bu oyunu bozmak için önce fark etmeliyiz.
Algoritmalara değil, akla ve vicdana kulak vermeliyiz..

Kaynak: İsmail Esti

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.