Mustafa Kır Yazdı: 16. Yılında Mavi Marmara ve Global Sumud Filolarına Bakış!
16. Yılında Mavi Marmara ve Global Sumud Filolarına Bakış!
Bugün, (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Özgür Gazze Hareketinin organizesiyle İsrail ablukası altındaki Gazze’ye insanî yardım ulaştırmak amacıyla; farklı ülkelerden gelen 5 gemiyle Kıbrıs’ın 30 mil güneyindeki uluslararası sularda buluştuktan sonra 30 Mayıs 2010 günü 6 gemiyle yol almaya başlayan, Mavi Marmara Yardım Filosuna İsrail askerlerinin 31 Mayıs 2010 gecesi sabaha karşı uluslararası sularda yaptığı saldırı neticesinde; 10 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği, 56 aktivistin yaralandığı menfur olayın 16. Sene-i devriyesidir. Bu vesile ile Mavi Marmara Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Bilindiği üzere; 25 Ocak 2006 günü Filistin’de yapılan genel seçimin Hamasın lehine sonuçlanmasının ardından, İsrail yönetimi seçim sonuçlarını tanımadığını, dönemin ABD Başkanı George Bush’ta Hamasın şiddeti reddetmemesi ve İsrail saldırılarından vazgeçmemesi durumunda Filistin’e ağlanan mali desteğin kesileceğini ilan etmesi üzerine; Siyonist yönetim, Gazze’ye sosyal, siyasal ekonomik yaptırım uygulamaya başlamış, 2007 yılından itibaren de Gazze şeridi havadan karadan ve denizden kuşatılarak Gazze’ye insanî ve ticari malın girişleri ve çıkışları yasaklanmıştır.
Diğer taraftan Aralık 2008 ve Ocak 2009 tarihleri arasında 22 gün boyunca İsrail tarafından uygulanan “Dökme Kurşun Operasyonu” ile 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze’nin tarım arazileri, okulları, yolları, köprüleri, mabetleri, hastaneleri, iş yerleri ve meskenleri yerle bir edilerek halkın tüm yaşam kaynakları kurutulmuştur.
Bu sebepledir ki, (İHH) İnsani Yardım vakfı ve Özgür Gazze Hareketinin organize ettiği 6 gemiden oluşan içerisinde yiyecek, giyecek, tıbbi ve yapı malzemelerin bulunduğu 600 bin tonluk Mavi Marmara Yardım Filosu ile İsrail’in ablukası altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırılmak üzere; başta Türkiye olmak üzere Almanya, İsveç, Kuveyt, Yunanistan, Birleşik Krallık, Ürdün, Cezayir, İrlanda, İsveç, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır, Cezayir, İsrail gibi 37 farklı ülkeden 800’e yakın aktivistin katıldığı; içlerinde milletvekillerinin, sanatçıların ve 60’dan fazla uluslararası basın mensubunun da bulunduğu Filo dualarla yola çıkmış, Gazze’ye doğru yol almaya başlamıştır.
Ancak 31 Mayıs 2010 gecesi sabaha karşı İsrail’den 70-80 mil (130-150 kilometre) açıkta uluslararası sularda seyretmekte iken, İsrail Güvenlik güçlerinin telsiz üzerinden gönderdiği tehdit mesajları ile taciz edilmiş ve rotalarını İsrail’in Aşdod limanına çevirmeleri istenmiştir. Saldırganların talepleri reddedilince 6 gemiden oluşan Filonun etrafı Siyonist İsrail ordusuna ait 4 savaş firkateyni, 3 helikopter, 2 denizaltı ve 30 zodiac bot ile sarılmış, Filonun dünyaya yayın yapan uydu frekansı ve telefonlarının iletişimleri kesilmiştir.
Yapılan saldırıda 3 İsrail askerinin de etkisiz hale getirilmesine rağmen, İsrail komandolarının Mavi Marmara’ya saldırıları neticesine 9’u olay yerinde ağır yaralı olan 1 Türk aktivistte 4 yıl sonra olmak üzere 10 Türk aktivist şehit edilmiş ve 56 Aktivistte ağır şekilde yaralanmıştır.
İsrail komandoları tarafından yaralı aktivistlere bile ters kelepçe takılmış, tedavileri engellenmiş, hücrelere atılarak insanlık dışı muamelede bulunulmuştur. Diğer taraftan Mavi Marmara aktivistleri Siyonist komandolar tarafından; uluslararası sularda zor İsrail’e getirilmiş hem de izinsiz İsrail’e girmekten dolayı tutuklanarak Beer-Sheva Hapishanesi’ne konulmuştur. Yoğun diplomatik temaslar neticesinde aktivistlerin ancak 2 gün sonra serbest bırakılmaları sağlanabilmiştir.
Bu menfur olay üzerine Türkiye tarafından önce İsrail ile ilişkiler sona erdirilmiş, ilişkilerin yeniden normalleşebilmesi için de ; İsrail’in özür dilemesi, Gazze ablukasını kaldırması; saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesi şartları ileri sürülmüştür.
BM bünyesinde kurulan PALMER komisyonu tarafından Gazze kuşatmasının legal sayıldığı gerekçesiyle İsrail kuşatmayı kaldırmamıştır. Olayın üzerinden yaklaşık altı buçuk yıl geçtikten sonra ise saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine hibe mahiyetinde 20 Milyon Dolar ödemek suretiyle işlediği cinayetten ve savaş suçundan uluslararası mahkemelerde hesap vermeden kurtulmuştur.
Buna rağmen Mavi Marmara ve Gazze Özgürlük Filosu bileşenleri tarafından ulusal hukuk ve uluslararası hukuk nezdinde avukatları vasıtasıyla Mavi Marmara bayrak devleti olan “Komor Devleti” adına İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perese Başbakan Netenyahu, Savunma Bakanı Ehud Barak olmak üzere tüm siyasi, sivil ve askeri sorumlular hakkında; Gazze Özgürlük Filosu’na yapılan saldırıları ile ilgili savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle 14 Mayıs 2013 tarihinde (UCM) Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuştur.
(UCM) Uluslararası Ceza Mahkemesi İsrail’in savaş suçu işlediğini kabul etmesine rağmen; İsrailli yetkilerin mezkur olay ile ilgili Türkiye- İsrail arasında yapılan anlaşma belgesini yargıya sunmaları; İsrailli sanıkların yargılanamayacağı acı gerçeğini doğurmuştur. Netice de İsrail Hükümeti ile Türk Hükümeti arasında; Mavi Marmara mensuplarının rızaları dışında yaptıkları antlaşma ile hem İsrail’den hesap sorulmasının önü kesilmiş hem de Mavi Marmara şehitlerinin kanları yerde bırakılmıştır.
Siyonist İsrail’in kuruluşunun üzerinden geçen 78 yıl içerisinde; deniz, hava ve karadan yaptığı saldırılarla, işgal, öldürme, yaralama, tutuklama, etnik temizlik gibi insanlık dışı cürümleri karşısında kınamanın dışında İslam ülkelerinin caydırıcı bir eylem ortaya koymamaları, siyasi, askeri, ticari ilişkilerini sürdürmekten vaz geçmemeleri; Siyonist İsrail’in ABD olmak ve emperyal güçler tarafından BMGK ve uluslararası hukuk nezdinde cezasız bırakılması gibi sebepler; İsrail’in menfur eylemlerini daha da ileri götürmesinin; Gazze’ye, Kudüs’e ve Batı Şeria’ya yönelik, uluslararası hukuku ayaklar altına alan eylemlerini pervasızca sürdürmelerinin yolunu açmıştır.
Nitekim 7 Ekim 2023 günü başlayan ve 2 yıl devam eden Gazze- İsrail savaşında; ABD ve emperyal güçlerin desteği ile İsrail güçleri tarafından 20 bini çocuk, 12 bini kadın olmak üzere 72 bin Gazzeli öldürülmüş, 200 bine yakını yaralanmış, 2,3 Milyon Gazze’ li defalarca yerlerinden edilerek etnik temizliğe ve soykırıma tabi tutulmuştur. Gazze halkının açlıktan ölümüne sebep olan ablukayı kırmak Gazze halkına insani yardım ulaştırmak; açlıktan ölmekte olan kardeşlerine can suyu olmak; yaşanan insanlık dramına insanlığın dikkatini çekmek amacıyla; içlerinde milletvekillerinin, işçilerin, doktorların, hukukçuların, sanatçıların, sosyal medya temsilcilerinin bulunduğu dili, dini ırkı farklı; vicdani ve insani sorumluluk taşıyan 800’e yakın aktivist 50’den fazla gemiden oluşan Küresel Sumud Filosu; 31 Ağustos’ta İspanya’nın Barselona kentinden yola çıkmış; Mavi Marmara’da olduğu gibi uluslararası açık denizde İşgal güçlerinin saldırısı ile gemilerine el konulmuş, aktivistler tutuklanmış yapılan insanlık dışı muamelelerden sonra ülkelerinde gönderilmiştir.
10 Ekim 2025 20 maddelik Gazze-İsrail anlaşma maddelerinin İsrail tarafından askıya alınması; Gazze’de Batı Şeria’da Kudüs’te saldırılarını sürdürmesi; içlerinde bebeklerin ve kadınların olduğu 900 kişiyi şehit etmesi 2000’den fazlasını yaralaması özellikle 28 Şubat 2026 gecesi başlayan İsrail-ABD’nin başlattığı İran saldırısı ile yeniden Refah kapısının tamamen kapatılarak temel gıda ve ihtiyaç maddelerinin Gazze’ye girişinin yeniden engellenmesi İsrail’e karşı: “2026 Bahar Misyonu” adı altında İsrail ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla 12 Nisanda Barselona’dan hareket eden ve 26 Nisanda İtalya’nın Sicilya adasında Akdeniz’e açılan 100’e yakın tekneyle 1000’e yakın aktivistin katılımıyla 2. Sumud Filosu uluslararası sularda ilerlerken Mayıs ayının başlarında İsrail güçlerinin müdahalesiyle aktivistler yasa dışı bir şekilde zorla göz altına alınmış, insanlık dışı aşağılayıcı muamelelerden sonra kendi ülkelerine gönderilmiştir.
Sabır, sebat, kararlılık, direnme gibi anlamlara gelen Arapça bir kelime olan Sumud; 1967’ de İsrail-Filistin arasında vuku bulan 6 Gün Savaşı’nın ardından; sürgün, işgal, zulüm, yıkım ve saldırı karşısında; topraklarını terk etmemek, kimliklerini, kültürlerini ve kutsal değerlerini korumak için baskı ve dayatmalara karşı direnen Filistin halkına özgü toplumsal bir kararlılık kavramı olarak bilinirken; gelinen noktada Sumud; Filistinlilere özgü kullanılan bir kavramın ötesinde küresel ölçekte dünyanın dört bir yanından gelip; özgür Filistin’i özgür Kudüs’ü yeniden inşa etme kararlığını gösteren; Gazze halkına fiili anlamda el uzatan, küresel bir dayanışma hareketine ad olmuştur.
Dünyanın dört bir yanından vicdan sahibi; insanların İsrail zulmü altında kalan, abluka ile açlıktan ölüme mahkûm edilen Gazze halkına fiili anlamda el uzatmaları ne kadar onurlu bir davranış ise İsrail’in defalarca; yapmaktan çekinmediği, işgal, soykırım, etnik temizlik, açlıktan öldürme, kutsal değerlere saldırı uluslararası hukuku ve savaş hukukunu ihlal gibi davranışlarına Dünya devletlerinin özellikle İslam ülkelerinin tahammül göstermesi de o kadar onur kırıcı bir davranıştır.
Mavi Marmara Özgürlük Filosu ve ondan sonra ambargoyu delmek ve Gazze’ye ulaşmak amacıyla uluslararası sulara açılan vicdan filolarının İsrail müdahalelerine maruz kaldıkları; hatta aktivistlerin öldürüldükleri, yaralandıkları, tutuklandıkları, sınır dışı edildikleri; teknelerine el konuldukları bilindiği halde donanma kapasitesine sahip İslam ülkelerinin savaş donanmaları ile mezkur filoların korunmasına yönelik açık denizlerde yaşanabilecek trajedinin önlenmesi yolunda bir tedbir alınmaması İsrail’in hukuksuzluklarını meşru sayma ve İsrail tarafından işlenen suçlara ortak olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Global Sumud Filoları ne savaş ne de bir yardım filosu değil; devletlerin, hükümetlerin yapmadığını, yapamadığını yapan tüm insanlığın ortak iradesi ve vicdanıdır. Zalime karşı mazlumun yanında yer alan mazlumlar için yeni bir umut anlamı taşıyan Sumud Filolarının şanlı neferlerini saygıyla selamlıyorum. Mavi Marmara şehitlerimizi rahmetle Gazilerimizi minnetle anıyorum. Gazze’nin kurtuluşuna, Siyonist rejimin yıkılışına vesile olmasını Yüce Rabbim ’den niyaz ediyorum.
Kaynak: MUSTAFA KIR
- Mustafa Kır Yazdı: 16. Yılında Mavi Marmara ve Global Sumud Filolarına Bakış! - Mayıs 31, 2026
- Cengiz Genç Yazdı: İstanbul’un Fethi: Askerî Zaferden Medeniyet İnşasına - Mayıs 31, 2026
- Prof.Dr. Osman Çakmak Yazdı: “Evren kendi kendine çalışır, sebepler sonuçları doğurur, fail aramaya gerek yok!” - Mayıs 31, 2026

