Firuz Türker Yazdı: Vefa, İstanbul’da Bir Semt

VEFA İSTANBULDA BİR SEMT

Vicdan’sa öksüz bir köylü kızı. Hayırseverlik aptallık, dürüstlükse enayilik… Bunlar ve benzeri ‘fazilet’ ya da erdem dediğimiz pek çok hasletlerimiz ne yazık ki bu şekilde yıpratıldı. Artık toplumun bir bölümünde bunlara inanılmıyor. Hâlâ inananlara da ‘arkaik’ ya da ‘Orta Çağ zihniyeti’ gözüyle bakılıyor.

Bu kavramlar ve benzerleri doğu kültürüdür. Yalnızca bizde değil, diğer doğu toplumlarında da vardır. Batıda karşılıkları yoktur. Vardıysa da çoktan terk edildiler ya da bizde yapılmakta olan gibi içleri boşaltıldı ve yerlerini katı bir maddiyatçılık aldı. Ne yazık ki toplumumuz hızla bu değerlerden uzaklaşıyor. Bu değerler İslam’ın karakteridir. Esma-Ül Hüsna’da bunlara karşı gelen ya da çağrıştıran isimler görürsünüz.

Bizde batıcılığın da sahtesi ya da kötü bir kopyası egemen olduğu için rezillik diz boyu oldu. Adam makamı kullanarak çalmış çırpmış, tehditle, şantajla gasp etmiş zerre pişmanlık duymuyor. Hatta yapmadım diye kör göze parmak misali inkâr geliyor. Yüzüne vurulana yılışıyor. Hadi o yüzsüz, ar duygusunu iyice yitirmiş ya onu ondan fazla savunanlar? Bu benim yazdıklarıma burun kıvırıp ‘hadi ordan be’ diyecek binlerce var. 15 Temmuz’u anlatan ‘Asırlık Gece’ dizisini yeni izledik. Ne karakter bozukluklarının yanı sıra kişilikli duranlara, inandığı uğruna şehitliği göze alanlara da şahit olduk.

İşte bunlar Türkiye’nin, mazlumların yanında yer almasını anlayamıyorlar. Dahası istemiyorlar. Suriyelilere neler yaptılar. Gazze umurlarında değil. Pandemi zamanı batılı ülkelere bile karşılıksız yardım gönderdiğimizde buna kızanlar oldu. Afrika’ya el uzatmamıza Arakan’a arka çıkmamıza, DEAŞ zamanı Ezidilere sahip çıkmamıza hep gıcık kaptılar.

Adam öyle pişkin ki bütün hırsızlıklara kılıf uyduruyor. Milletin yutmadığını bile bile tekrarlayıp duruyor. Bir avuç safı dışındaki (o da kaldıysa) taraftarları, bunlara inanmadığı halde aynı şekilde savunuyor. Üsküdar’da seçim oluyor vicdanen rahatsız olup ya da kızıp saf değiştirenler kendilerini satmakla itham ediliyor. Çünkü onlara göre ancak böyle olabilir, başka türlü olamaz. Buna alışmışlar. 13 Yıl bunları sırtında taşımış genel başkanları ‘hain’ ilan ediliyor.

Bu sadece muhalefette mi var, iktidar kanadından da çıkıyor elbette ama ağırlık onlarda. Çünkü ‘vicdan’ kavramının yerini ‘cüzdan’ almış. Hırs, gözlerini bürümüş. Her şeyi yapabilecek hale gelmişler. Tükenmişliğin son kertesidir bu. Biliyorum bunları yazmam pek kimsenin umurunda olmayacak. Hatta dalga geçenler ‘bunlar mı kalmış’ diye burun kıvıranlar olacaktır. Ben yine de yazayım uhde kalmasın.
Kaynak: Firuz Türker

Admin Ali Süzen
Sosyal Medya

Admin Ali Süzen

1953 yılında Edirne'de doğdu. İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 11 yılı lise müdürlüğü olmak üzere 25 yıl öğretmenlik yaptı ve 2001 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'ndan emekli oldu. Üniversite yıllarından beri hobi olarak çeşitli yerel ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptı. İlk kitabı olan 'BAŞARI HİKAYELERİ' 14 Haziran 2018'de yayımlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.